Piyano Çalmayı Öğrenmenin Eğlenceli Yolu

Geçmişten Günümüze Piyano Tarihi

Piyano Tarihi
Dünyanın her yerinde piyano özel bir yere sahiptir. Piyano gelişimi aynı zamanda bestelerin ve yeni eserlerin gelişmesiyle aynı zamanlarda olmuştur. Bestecileri piyano ile duygularını daha rahat ifade etmeye başlamışlardır. Piyano icat edildiği tarihsel dönemler içerisinde icra edildikçe gelişen bir enstrüman olmuştur. Yeni besteler ortaya çıkıldıkça piyanoya yeni eklemeler yapılmıştır.

Piyanonun 1709-1711 yıllarında İtalyan Bartolomeo Cristofori tarafından Floransa’da icat edilmeden önce, bu müzik aletlerinin öncüsü olarak eski Yunanistan’da, hareketli desteğin yardımıyla, farklı yüksekliklere sahip tek telli, klavyesiz çalgı olan monokord karşımıza çıkmaktadır. Monokord oldukça ilkel bir müzik aletidir ve piyanonun atası olarak görülmektedir. Daha sonraları Orta Çağa doğru monokord’a Organ adı verilen aletten alınma klavyenin eklenmesiyle daha farklı boyutlar almaya başlamıştır.

Müzik tarihi piyano tarihiyle doğru orantılıdır. Piyano tarihinin başlarında Klavsen oldukça revaşlardaydı. Klavsenler günümüzde kuyruklu piyano formuna benzemekteydi. Klavsenin daha kesik ve daha az melodiktir. Parlak, hafif ve zarif efekt veren, yüksek seslerde gümüşi renkler, baslarda çeşitli renklerde zengin ayrıntılar oluşturmaktadır. 18 yy’ın sonlarına göre müzisyenler yeni klavyeli bir çalgıya ihtiyaç duydu. Bu talebin sonucunda da yeni bir klavsen türü olan “ lütne klavseni ” üretilmişti. Bu üretim Piyano meydana gelmesinde oldukça önemlidir. Piyano yazılan müziğin icra edilebilmesi, onun evrensel bir çalgı olmasını sağlamıştır.

Piyano ilk olarak 1700’lü yılların başında İtalya – Floransa’da Bartolomeo Cristofori tarafından yapıldı. Cristofori piyano üzerinde en büyük katkısı olan çekicin tellere vurmasıyla sesin çekicin etkisiinin sönmesi ve çekicin çok çabuk bir şekilde tellerden ayrılarak notanın yeniden çalınabilmesi olayını gerçekleştirmesi olmuştur. Bu özellikte piyanoyu piyano yapan en önemli özelliklerin başında gelmektedir.

1789 yılında Stein piyanoya pedal ekleyerek Piyanonun bugünkü haline erişmesinde büyük katkı sağladı. Daha sonraları beethovenin bazı tavsiyeleri sonucunda  Johann Baptist Streicher piyanoyu daha da geliştirdi ve ikinci bir otum kapağı ekledi buda piyanodan daha dolgun ses çıkmasını sağladı. Daha sonra Piyanoda sanayileşme başladı. Sanayileşmenin başlamasıyla piyano daha da yayılan bir enstrüman oldu. Alman Zumpenin mekanik piyanoyu geliştirmesi piyano sanayinin başlamasına neden olduğu yazılmaktadır. Daha sonraları ilk düz piyanoyu  1789′ da İrlandalı William Southwell geliştirdi. Sebastian Erard 1822’de piyano yapımını büyük ölçüde etkileyen bir yenilik getirdi Henri Pape ise çapraz tel ve keçeli çekici buldu. James Thom, ekleme demir çatıyı kurdu.

Tüm bu bilgiler göz önüne alındığında günümüzde ki piyanonun birden icat edildiği söylemek yanlış olur. Müzisyenlerde ki yaratıcılık arttıkça daha geniş aralıklardaki seslere ihtiyaç duymuşlardır. Bunun için bir çok müzik aletinde olduğu gibi Piyanoya da farklı zamanlarda farklı kişiler katkı sağlayarak gelişimi tamamladı ve günümüzdeki halini aldı.

Piyano her zaman bestecilerin ana enstrümanları olmuştur. Ses özellikleri bakımından duyguya en iyi yansıtan bir enstrüman olması bakımından en çok bu enstrümana ihtiyaç duymuşlardır. Buda piyanonun gelişimini en hızlı ve en yaratıcı şekilde tamamlamasının önünü açmış daha da geliştirmiştir. Hiç şüphe yok ki ileri ki devirlerde Piyanoya yeni eklemeler olacak ve geliştirilecek. Belki de piyanoda olduğu gibi piyano da yeni bir enstrümanın oluşmasında etkili olacak.